Rafet Ulutürk

Rafet Ulutürk

rafetuluturk@bulturk

Kiev'i Kim Kurdu, Putin Kimden Bahsediyor?

05 Nisan 2025 - 10:51

Kiev’i Kim Kurdu, Putin Kimden Bahsediyor?

 
Tarihin sesine kulak vermeden yapılan her siyasi iddia, boşlukta yankılanan bir çığlıktır. Vladimir Putin’in, Ukrayna’nın aslında Rusya’nın tarihsel bir parçası olduğu yönündeki söylemi de işte tam böyle bir yankıdan ibaret. Oysa tarih, kelimelerle değil, köklerle konuşur. Ve o kökler bizi Rusya’dan çok daha derinlere, Hazar Türklerine ve Kiev Knezliği’ne götürür.
 
Bugün bombaların gölgesinde kalan Kiev’in, aslında bir Türk mirası olduğunu bilmek birçoklarına şaşırtıcı gelebilir. 
Ama tarih böyle yazılmıştır. Üstelik sadece Türk tarihçileri değil, Batılı ve Yahudi kaynaklar da bu gerçeği belgelerle ortaya koymuştur. Julius Bruzkus’un "Eski Kiev’in Türk Hazar Menşei" isimli makalesi bu konuda önemli bir delildir. Prof. Dr. Erhan Afyoncu’nun da aktardığı üzere, Kiev ismi dahi Hazar Türkçesinde “kıyı yerleşim yeri” anlamına gelirken, şehirdeki “Sambat” gibi eski yer adları da Türkçeye iz düşürmektedir.
 
Putin’in “Ukrayna Rusya’nın tarihsel parçasıdır” sözü, tarihle değil siyasetle söylenmiştir. Çünkü gerçekler tam tersini anlatıyor. 
Kiev Knezliği, Moskova’dan önce vardı. Ortodoksluğu Doğu Slavlara ilk kabul ettiren, ilk devleti kuran Ukraynalı Slavlardı. 
Ruslar, Kiev’in gölgesinde ve Moğol boyunduruğunun altında tarih sahnesine geç kalmış bir aktör olarak çıkmışlardır.
 
Peki Kiev’i kim kurdu? 
Slavlar mı, Ruslar mı? 
Hayır, Türkler. Hazar Türklerinin bu bölgedeki etkinliği yalnızca şehir kurmakla sınırlı değildi. Kiev’in ilk sahipleri onlardı. 
Daha sonra bölgeye gelen Varegler, Hazarların paralı askeriydi ve “Kağan” unvanı taşıyorlardı. Bu bile, dönemin siyasi otoritesinin kime ait olduğunu açıkça ortaya koyuyor. 
 
Kiev’in inşasıyla başlayan bu kadim Türk izleri, Altın Ordu’nun yıkılışıyla zayıflamış, 16. yüzyılda Moskova’nın yükselişiyle iyice silikleşmiştir. Kırım’ın düşüşü ve Osmanlı’nın çekilişiyle birlikte bölgede Rus hâkimiyeti tesis edilmiştir. 
Ancak bu hâkimiyet, tarihin gerçeklerini değiştirmeye yetmemiştir.
 
Putin’in iddiası, tıpkı bir gecede tarihin akışını değiştirmek isteyen her siyasi manipülasyon gibi, zamana yenilecektir. Çünkü Kiev, Rusya’nın doğurduğu bir şehir değil, aksine Rusya’nın doğduğu bir şehir olarak tarihin ortasında dimdik durmaktadır.
 
Bugün Kiev’e düşen her bomba, yalnızca bir şehri değil, aynı zamanda tarihin hakikatini de hedef alıyor. 
Oysa unutmamak gerekir ki, tarihin toprağında en derine kök salanlar, en uzun yaşayanlardır. 
Ve Kiev’in köklerinde Türklerin adı yazılıdır.
 
Rafet Ulutürk

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum