Zamanın Ruhu Nezaketle Unutulmak
Zamanın Ruhu Nezaketle Unutulmak

Zamanın Ruhu Nezaketle Unutulmak
Zamanın bir terbiyesi vardır.
Bağırmaz, çağırmaz, kimseyi yerinden itmez.
Sadece yön değiştirir. Ve yön değiştiğinde, bazı insanlar kendilerini ışığın dışında bulur.
Bir dönem adı anıldığında kalabalıkların sustuğu, sözü beklenen, yüzüne bakıldığında güven telkin eden insanlar vardır.
Sonra bir gün, aynı kalabalık başka bir ismin etrafında toplanır. Ne bir hesap sorulur eskilere, ne de bir teşekkür edilir.
Alkış, sahibini değiştirir sadece.
Zamanın ruhu yeniyi sever.
Çünkü yeni, umut taşır.
Çünkü yeni, merak uyandırır. Çünkü yeni, henüz sınanmamıştır. İnsan, denenmemiş olanı daha kolay yüceltir; hayal kırıklığı yaşamadığı için ona daha cömert davranır.
Eskiler ise yük taşır.
Hatıra taşır.
Başarı kadar hata da taşır.
İnsan hafızası nankör değildir belki ama seçicidir.
İşine geleni büyütür, yorulduğunu küçültür.
Ve bazen bir dönemi omuzlamış olanlar, başka bir dönemin gölgesinde kalır.
Nezaketle unutulmak acıdır.
Çünkü ortada açık bir düşman yoktur.
Kimse size “artık gereksizsin” demez.
Ama kimse sizi aramaz da.
Oysa asıl değer, alkışın yoğunluğunda değil; yokluğunda da ayakta kalabilmektedir.
Bir insanı gerçekten büyük yapan şey, gündemde olması değil; gündemden düştüğünde de ağırlığını koruyabilmesidir.
Zaman yenileri yüceltir, doğru.
Ama zaman aynı zamanda elekten geçirir.
Gürültüyü ayıklar, özü bırakır.
Bugün parlayan her isim kalıcı değildir.
Bugün sessiz kalan her isim de bitmiş değildir.
Çünkü bazı insanlar çağın modasıdır;
bazıları ise çağları aşan bir değerin taşıyıcısıdır.
Belki mesele, zamana uyum sağlamak değil;
zamana rağmen bir iz bırakabilmektir.
Ve belki de en büyük asalet, unutulma ihtimalini bilerek doğru kalabilmektir.
Zaman nezaketle unutturabilir.
Ama hakikat, bir gün mutlaka hatırlatır.
Kemal Güney




