Haddinizi bilin Sayın Başkan!
Haddinizi bilin Sayın Başkan!

Haddinizi bilin Sayın Başkan!
Arda Yılmaz
Karasu Belediye Başkanı İshak Sarı’nın Sakarya Valisi Rahmi Doğan hakkında yaptığı açıklamayı okudum.
Doğrusu, bir belediye başkanının imzasını taşıyan böylesine ölçüsüz, kişiselleştirilmiş ve devlet ciddiyetiyle bağdaşmayan bir metin karşısında şaşırmamak mümkün değil.
Ortada kamu yararını önceleyen bir eleştiriden çok, kişisel kırgınlıkların siyasi hesaplaşmaya, duyumların ise ağır ithamlara dönüştürüldüğü bir açıklama var.
Valinin gömleğindeki isim yazısından kendisine gönderilen balığa, toplantılarda kullandığı kelimelerden masaya vurduğu iddiasına kadar ne varsa sıralanmış.
Sayın Başkan, siz Karasu’yu mu yönetiyorsunuz, yoksa valinin sözlerini ve hareketlerini kaydedip günü geldiğinde kullanmak üzere kişisel bir hesaplaşma dosyası mı hazırlıyorsunuz?
Üstelik bunu yapan bir hukukçu!
Sayın Sarı, siz avukatsınız. İddianın delil, kanaatin hüküm, duyumun da gerçek olmadığını herkesten iyi bilmeniz gerekir.
Toplantılardan cümleleri cımbızlayarak, sözleri bağlamından kopararak, üçüncü kişilerden aktarılan anlatımları suçlamaya dönüştürerek haklı çıkamazsınız.
Rahmi Doğan’ı sevmek zorunda değilsiniz. Kararlarını eleştirebilir, hukuka aykırı bulduğunuz işlemlerine karşı yargı yoluna başvurabilirsiniz.

Ama Sakarya Valiliği, sizin kişisel öfkenizi boşaltacağınız, siyasi hesaplaşmalarınıza alet edeceğiniz bir makam değildir!
Eski valiyi överek mevcut valiyi küçümsemeye çalışmanız, Rahmi Doğan’ın geçmiş görevlerini ve kişisel davranışlarını tartışmaya açmanız, açıklamanızın asıl amacını sorgulatıyor.
Siz Karasu’nun sorunlarına çözüm mü arıyorsunuz, yoksa çözemediğiniz işlerin sorumluluğunu yükleyecek bir hedef mi?
Devlet terbiyesi, protokol sıralamasını bilmekten veya makam koltuğunda oturmaktan ibaret değildir. En ağır anlaşmazlıkta bile ölçüyü, sorumluluğu ve devlet makamlarının saygınlığını koruyabilmektir.
Sayın Sarı, valinin devlet adamlığını sorgularken kendi açıklamanızla belediye başkanlığı makamının ağırlığını ne ölçüde taşıdığınızı tartışmaya açtığınızın farkında mısınız?
SELDE SİZ NEREDEYDİNİZ SAYIN BAŞKAN?
Karasu’yu sel vurdu. Evleri, iş yerlerini su bastı. Vatandaşlar felaketle mücadele etti.
Sakarya Valisi Rahmi Doğan sahadaydı. Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar sahadaydı.
Peki, siz neredeydiniz Sayın Başkan?
Afet sırasındaki görünürlüğünüze yönelik eleştirilere neden açık ve tatmin edici cevap vermediniz?
Hangi mahalledeydiniz? Hangi çalışmayı yönettiniz? Hangi vatandaşın yanında oldunuz?
Şimdi çıkmış, İçişleri Bakanı’nın ziyaret güzergâhının değişmesinden şikâyet ediyorsunuz.
Sayın Başkan, Bakanın güzergâhını sorgulamadan önce, felaket günü kendi güzergâhınızı açıklayın!
Sel felaketindeki sorumluluğunuza ilişkin soruları valiye yönelttiğiniz suçlamalarla geçiştiremezsiniz.
Selin çamuru kurumadan valiye çamur atarak siyasi sorumluluğunuzu örtemezsiniz!
Karasu halkı sizden valinin hangi kelimeyi kullandığını değil, felaket karşısında belediyenizin ne yaptığını öğrenmek istiyor.
DENETİM BAŞLAYINCA MI VALİ HEDEF OLDU?
Açıklamanızın zamanlaması da son derece manidar!
Belediyeniz ve belediye şirketiniz hakkındaki incelemeler gündemdeyken valiye yönelik ağır suçlamalarla kamuoyunun karşısına çıkıyorsunuz.
Üstelik sermaye artırımlarına, taşınmaz devirlerine ve şirket harcamalarına ilişkin sorular yöneltildiğini kendiniz anlatıyorsunuz.
Ne var bunda? Belediye şirketi sizin şahsi mülkünüz mü Sayın Başkan?
Kamu kaynaklarının hesabı elbette sorulur. Seçilmiş olmak kimseye denetimden kaçınma ayrıcalığı vermez.
İşlemleriniz hukuka uygunsa belgeleri ortaya koyarsınız. İncelemeye itirazınız varsa hukuk yoluna başvurursunuz.
Ama denetimi kişisel husumet olarak sunup valiyi suçlamak, sorulara cevap vermek değildir.
Bir de şu sorunun cevabını verin:
Valinin geçmişini didik didik ederken, belediyenizin yönetim kadrosunu oluştururken aynı titizliği gösterdiniz mi? Yakın çalışma arkadaşlarınızın liyakati, geçmiş görevleri ve kamu sorumluluğuna uygunluğu konusunda da aynı hassasiyete sahip misiniz?
Başkalarının devlet adamlığını sorgulamadan önce kendi yönetim anlayışınızı da kamuoyunun değerlendirmesine açın!
BASINI HEDEF AL, SONRA BASINDAN MEDET UM!
Bir başka ibretlik çelişki de basınla ilişkinizde.
Sizi eleştiren gazetecilerden rahatsız olacaksınız, haberlerini hedef alacak, basına yönelik küçümseyici söylemler kullanacaksınız.
Sonra aynı gazetecilerin karşısına geçip valiye yönelik suçlamalarınıza destek arayacaksınız!
Bu nasıl bir siyasi tutarlılık Sayın Başkan?
Gazeteciler sizin emir erleriniz, belediyenizin propaganda memurları değildir.
Sizi eleştirirken düşman, valiyi eleştirirken dost mu oluyorlar?
Basına tahammül edemeyip işinize düşünce gazetecilerin mikrofonuna sarılmak, basın özgürlüğüne saygı değil, fırsatçılık görüntüsüdür.
Önce eleştiriye tahammül etmeyi öğrenin, sonra basından destek bekleyin!
SAYIN VALİ, YALNIZ DEĞİLSİNİZ!
Buradan Sakarya Valisi Rahmi Doğan’a da seslenmek istiyorum.
Sayın Valim, devletin hukuk içinde görev yapan temsilcisine yönelik ağır ithamların, kanıtlanmadan gerçekmiş gibi kabul edilmesine sessiz kalamayız.
Sakarya’nın valisini kişisel kırgınlıkların ve siyasi hesaplaşmaların hedefi hâline getiren bu üslubu doğru bulmuyorum.
Elbette valiler de eleştirilir, denetlenir ve gerektiğinde hukuk önünde hesap verir.
Ama hiçbir belediye başkanı, kendi kanaatlerini kesin hükme dönüştürerek bir ilin valisini kamuoyu önünde mahkûm edemez.
Rahmi Doğan’a sahip çıkmak, her kararını sorgusuz onaylamak değil; devletin saygınlığını, kurumların itibarını ve kamu yönetiminin ciddiyetini savunmaktır.
Sayın İshak Sarı!
Önce Karasu’ya bakın.
Sel felaketindeki sorumluluğunuzun hesabını verin.
Belediyeniz hakkındaki soruları cevaplayın.
Çözemediğiniz işlerin nedenlerini belgeleriyle açıklayın.
Sonra başkalarına devlet adamlığı dersi vermeye kalkışın.
Valiye ağır ithamlarda bulunmak siyasi cesaret değildir. Denetimi kişisel hesaplaşmaya dönüştürmek de devlet adamlığı değildir.
Unutmayın Sayın Başkan!
Devletin valisiyle kavga etmek, Karasu’yu yönetmek değildir.
Karasu’nun ihtiyacı mazeret üreten, suçlayacak makam arayan bir başkan değil; sorumluluk üstlenen, sorun çözen bir belediye yönetimidir.
Devletin valisiyle uğraşmayı bırakın, önce kendi görevinizi yapın!





