19 Eylül 2026 - Cumartesi

*AİLE KUŞATILDI!*

*AİLE KUŞATILDI!*

Yazar - Ömer Karataş Köşe Yazarı
Okuma Süresi: 3 dk.
131 okunma
Ömer Karataş Köşe Yazarı

Ömer Karataş Köşe Yazarı

karatasomer@gmail.com -
Takip EtGoogle News

*AİLE KUŞATILDI!*

*Ömer Karataş*
*Kocaeli Bağımlılıkla Mücadele ve Rehabilitasyon Derneği Yönetim Kurulu Başkanı*

Dün bir arkadaşım bu afişi gönderdi. Saatlerce bakıp kaldım. Siyah bir duvar, üstünde kırmızı bir çığlık: "AİLE KUŞATILDI!"

Altında yazanlar ise bugün Kocaeli'de, Kartepe'de, İzmit'te kapısını çaldığımız her evin özeti gibi.

Babaları siyaset ve futbol, anneleri magazin, gençleri Instagram, ergenleri TikTok, bebekleri ve çocukları YouTube kuşattı...

Biz dernek olarak yıllardır madde bağımlılığını konuşuyoruz. Sahada şunu gördüm, en tehlikeli bağımlılık artık cebimizde taşınıyor. Adı ekran bağımlılığı. Ve en acısı, bu bağımlılık aileyi sessiz sedasız çökertiyor.

Kandıra'da bir anneyle konuşuyorum, "Hocam oğlum odadan çıkmıyor" diyor. İzmit'te bir baba, "Kızımla aynı evde iki yabancı gibiyiz" diyor. Karamürsel'de bir öğretmenimiz "Çocukların dikkati 15 saniye" diyor. Neden? Çünkü beyin TikTok'a ayarlı.

Biz zannediyoruz ki bağımlılık sadece dışarıda bir sokakta başlıyor. Hayır. Bağımlılık evin salonunda başlıyor.

Ne zaman başlıyor biliyor musunuz?
Anne bebeği susturmak için eline YouTube verdiğinde başlıyor.
Baba akşam yemeğinde haberleri kapatamadığında başlıyor.
Anne baba aynı koltukta oturup, iki ayrı magazin sayfasında kaybolduğunda başlıyor.

Çocuk ne görüyor? "Benimle kimse konuşmuyor, ama bu ekran benimle hep konuşuyor" diyor. Ve kucak orası oluyor.

Afişin en altındaki cümle beni bir başkan olarak değil, bir evlat olarak vurdu.

"Toplumlar değil, önce aile çöker. Aileler çökünce toplum zaten ayakta kalamaz."

Çok doğru. Biz Kocaeli'de uyuşturucuyla, kumarla mücadele ediyoruz. Ama bir aile çökmüşse, o çocuğu sokaktan nasıl koruyacağız? Aile ayakta değilse, dernekler, devletler ne yapsın?

Ben burada ahkam kesmeye gelmedim. Aynı evde aynı hataları yapan bir kardeşinizim.

O yüzden gelin, Kocaeli'den bir söz verelim kendimize.

Bu akşam bir şey deneyelim. Çok büyük şeyler değil.

Saat 20.00 ile 21.00 arası telefonları mutfakta şarja takalım. Sadece bir saat. O bir saatte çay koyalım. Hal hatır soralım. "Bugün seni ne yordu kızım?" diyelim. "Oğlum neye sevindin bugün?" diye soralım.

Çocuğumuza "telefonu bırak" demeden önce, kendi elimizdeki telefonu bırakalım. Çünkü çocuk nasihat dinlemez, ayak izini takip eder.

Bu kuşatma tankla tüfekle gelmedi. Ekranla geldi. Ve bu kuşatmayı yine biz, evin içinden, aynı sofraya oturarak kaldıracağız.

Biz dernek olarak kapımız herkese açık. Ailemde iletişim koptu, çocuğum ekranın esiri oldu diyen her anne babayı dinlemeye hazırız. Çünkü bu ayıp değil. Bu hepimizin imtihanı.

Ailemizi kaybedersek, arsayı, evi, parayı konuşmanın bir anlamı kalmaz. En büyük arsamız, en değerli toprağımız ailemiz.

Allah rızası için sahip çıkalım.

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Tüm Yazıları
ss