13 Temmuz 2026 - Pazartesi

Türkiye'de Neden "İnsana Güveniriz, Kuruma Güvenmeyiz"?

Türkiye'de Neden "İnsana Güveniriz, Kuruma Güvenmeyiz"?

Yazar - Mustafa Murat Karahan
Okuma Süresi: 2 dk.
305 okunma
Mustafa Murat Karahan

Mustafa Murat Karahan

mmuratkarahan38@gmail.com -
Takip EtGoogle News

Türkiye'de Neden "İnsana Güveniriz, Kuruma Güvenmeyiz"?

Devlete değil, tanıdık memura.  
Bankaya değil, şube müdürüne.  
Hukuka değil, avukata güveniriz.  
Çünkü deneyimimiz bize bunu öğretti: Kapı çalınca değil, telefon açılınca iş çözülüyor.

Osmanlı'dan beri "devlet uzak, aracı yakın". 
Ağa, muhtar, tanıdık... Hep bir köprü vardı. O köprü alışkanlık oldu.

Aynı kural herkese uygulanmayınca güven kırılıyor.  
Bugün olan yarın değişince, "kural" yerine "kuralı uygulayan kişi" önemli oluyor.  
Beynimiz en güvenli yolu seçiyor: Tanıdık.
Aile, hemşeri, okul, parti... Kurum çökünce ilk aradığın "tanıdık". O da çözünce, "kurum niye olsun ki" diye düşünüyoruz.

 Bunun Bedeli Ne?

- Kişi gidince sistem çöküyor
- Tanıdığı olan yürüyor, olmayan bekliyor  
- Şeffaflık ve liyakat geç geliyor

Peki,Kuruma Güven Ne Zaman Gelir?

Kural herkese aynı olursa, hata yapan hesap verirse, yarın ne olacağını bilirsek...  
İşte o gün "tanıdık aramadan" işimiz yürür.

Özet olarak ;
Bize güvenmeyi değil, güvensizliği öğreten sistem oldu.  
İnsana güvenmek kültür. Kuruma güvenmemek tecrübe.

Sizce bu döngüyü ilk hangi kurumda kırmalıyız?  
Hukuk mu, Eğitim mi, Ekonomi mi?

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Tüm Yazıları
ss