Ölüm ve Taziye
Ölüm ve Taziye

Prof. Dr. Derya Berrak - Sosyolog - Arkeolog -Yazar
profdrderyaberrak@outlook.com -Ölüm ve Taziye
Bazen kâğıdı kalemi kenara itip sadece susmak istersiniz. Ama hayat sizden kelimeler bekler. Bugün Ülke Postası Gazetesi’nde ağır bir hava var. Önce Nur Delice arkadaşımızın annesi, ardından Neşe Ecel Hanımefendi… Birer birer eksiliyoruz. Ölüm kapıyı her çaldığında, aslında ne kadar hazırlıksız ne kadar çıplak olduğumuzu bir kez daha anlıyoruz.
Akademik dünyada ölümü yaşamın kaçınılmaz son durağı diye tarif ederler; sosyologlar yas sürecini evrelere böler, psikologlar kabullenme eşiklerinden bahseder. Ancak taziye evindeki sessizliği, bir dostun omuzundaki ağır titremeyi hangi bilimsel tanım sahiden açıklayabilir? Bir annenin gidişi, çocukluğunun sonsuza dek yetim kalmasıdır. Bir dostun vedası, ortak hafızanızın önemli bir parçasının toprağa gömülmesidir.
Eski medeniyetlerde ölümü mevsimlerin döngüsüyle, doğanın o büyük uykusuyla anlatırlarmış. Belki de kendimizi teselli etmenin yolu "Topraktan geldik, toprağa döneceğiz" düşüncesini kabul etmektir. Yine de toprak, sevdiklerimizi aldığında içine sığdırdığı sadece bir beden olmuyor; bir gülüş, öğüt, dünya oluyor. Taziye dediğimiz şey belki bu yüzden yalnızca çaresizlik paylaşımı... Elimden bir şey gelmiyor ama bu kederde yalnız değilsin demenin mahcup hali.
Şimdi tüm cümleleri, kavramları bir kenara bırakıyorum. İçimizde sadece o saf, kesif sızı var. Nur’un Delice’nin büyük acısını, Neşe hanımın yokluğunun yarattığı boşluğu yüreğimizde hissediyoruz.
Gidenlerin ardından söylenecek çok şey olsa da en nihayetinde söz bitiyor ve sessizlik başlıyor. Anılarıyla, bıraktıkları o güzel izlerle teselli bulmaya çalışacağız. Işıklar içinde, huzurla uyusunlar. Hepimizin başı sağolsun.