*DÜNYA YENİDEN KURULURKEN TÜRKİYE NEREDE DURACAK?*
*DÜNYA YENİDEN KURULURKEN TÜRKİYE NEREDE DURACAK?*

Gökalp Şentürk
gokalpsenturk@gmail.com -*DÜNYA YENİDEN KURULURKEN
TÜRKİYE NEREDE DURACAK?*
Ya kaderini yazacak…
ya da başkalarının yazdığı senaryoda silinecek.
Dünya artık değişmiyor…
yeniden kuruluyor.
Güç dengeleri altüst oluyor,
eski ittifaklar çözülüyor,
yeni cepheler kuruluyor.
Ve bu yeni düzende
zayıfa, kararsıza ve hazırlıksıza yer yok.
Amerika kendi iç hesaplaşmasına giderken,
sadece yönetimini değil,
küresel sistemi de yeniden şekillendiriyor.
Bu bir siyasi süreç değil…
bu bir güç savaşıdır.
Ve Türkiye…
Bu fırtınanın kenarında değil,
tam merkezindedir.
Artık mesele sadece dış tehditler değildir.
Asıl belirleyici olan, içerideki iradedir.
Çünkü tarih tek bir şey söyler:
İçeride zayıf olan, dışarıda yok olur.
II. Abdülhamid döneminde yaşananlar,
bugün için bir uyarıdır.
Aynı hataları tekrar etmenin bedeli,
bu kez çok daha ağır olur.
Bugün dünya açık bir kırılma yaşıyor.
Doların gücü sorgulanıyor.
NATO çatırdıyor.
Avrupa Birliği yönünü kaybediyor.
Kısacası…
Dünya sertleşiyor.
Dünya ideolojikleşiyor.
Dünya tehlikeli bir evreye giriyor.
Ve bu tabloda Türkiye’nin bağımsız duruşu,
bazı güçlerle kaçınılmaz bir çatışmayı beraberinde getiriyor.
Açık gerçek şudur:
Tarafsız kalan ezilir.
Güçsüz olan silinir.
Artık savaşlar eskisi gibi değil.
Tanklar, tüfekler ikinci planda.
Asıl savaş gökyüzünde başlıyor.
Hava üstünlüğünü kaybeden bir ülke,
savaşı başlamadan kaybeder.
Füze sistemleri, hava savunma katmanları,
insansız savaş araçları…
Bunlar artık lüks değil,
hayatta kalma şartıdır.
Denizlerde de tablo değişti.
Büyük gemiler güç değil,
hedef haline geldi.
Yeni dönemde kazanan;
gizlenen, hızlı vuran ve kaybolandır.
Denizaltılar, kıyı savunma sistemleri,
ani darbe kapasitesi…
İşte gerçek güç burada.
Ama savaş sadece cephede kazanılmaz.
Savaş; fabrikada kazanılır.
Savaş; üretimde kazanılır.
Savaş; akılda kazanılır.
Füze üretmeyen,
stok yapmayan,
lojistiğini kurmayan bir devlet…
uzun süre ayakta kalamaz.
Ve en kritik gerçek:
İlk darbe her zaman yıkıcıdır.
Hava üsleri vurulur.
Altyapı çöker.
İletişim kesilir.
Ama savaşı kaybettiren ilk darbe değildir…
Ayağa kalkamamak, toparlanamamaktır.
Bu yüzden yer altı sistemleri,
dağınık yapı,
yedekli planlama…
hayati önemdedir.
Coğrafya ise kaderdir.
Kıbrıs, boğazlar, İstanbul…
Bunlar sadece toprak değil,
jeopolitik kilit noktalarıdır.
Ve bu kilit noktalar,
her zaman hedef olacaktır.
Tüm bu tablo bize tek bir şey söylüyor:
Bu dönem, sıradan bir dönem değildir.
Bu dönem;
hazırlananın ayakta kalacağı,
hazırlıksızın silineceği bir dönemdir.
Türkiye için seçenek yoktur.
Ya güçlü olacak…
ya da güçlünün belirlediği kaderi yaşayacak.
Strateji Uzmanı Gazeteci Yazar
Gökalp ŞENTÜRK