KİLİSE DEVLET İÇİNDE DEVLET DEĞİLDİR.
KİLİSE DEVLET İÇİNDE DEVLET DEĞİLDİR.

Gökalp Şentürk
gokalpsenturk@gmail.com -KİLİSE DEVLET İÇİNDE DEVLET DEĞİLDİR.
Birileri hâlâ bu topraklarda eski imparatorluk hayalleri kuruyor.
Birileri hâlâ İstanbul’a “Konstantinopol” diyerek zihnindeki işgal haritalarını diri tutmaya çalışıyor.
Birileri hâlâ Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik haklarını tartışmaya açabileceklerini sanıyor.
Ama unuttukları bir gerçek var:
Burası hasta adamın masaya yatırıldığı eski dönemlerin Türkiye’si değildir.
Burası, küllerinden doğmuş bir Türk devletidir.
Fener Rum Kilisesi üzerinden yıllardır sürdürülen “ekümeniklik” dayatması yalnızca dini bir mesele değildir. Bu mesele doğrudan egemenlik meselesidir. Çünkü “ekümenik” sıfatı; sınırları aşan, uluslararası ve siyasi sonuçlar doğurabilecek bir otorite iddiasını da beraberinde getirir.
Türkiye Cumhuriyeti ise nettir:
Bu devletin içinde devletten büyük bir otorite kurulamaz.
Hiçbir dini yapı, Türk hukukunun üstünde değildir.
Bugün “millet sistemi” özlemiyle konuşanlar şunu iyi anlamalıdır:
Osmanlı’nın en zayıf dönemlerinde yabancı güçlerin içeride oluşturduğu ayrıcalıklı yapılar bu millete ağır bedeller ödetmiştir. Balkanlar’ın kopuşundan Anadolu’nun işgaline kadar birçok felaketin temelinde, dış destekli ayrışmalar vardı.
Türk milleti aynı oyunu bir daha yutmaz.
Heybeliada Ruhban Okulu meselesi de işte tam burada düğümlenmektedir.
Kimse Türkiye Cumhuriyeti yasalarının üstünde bir eğitim sistemi, denetimsiz bir ruhban yapılanması veya ayrı hukuk düzeni talep edemez. Bu ülkenin kanunları herkese yeterlidir.
Mesele din düşmanlığı değildir.
Mesele egemenliktir.
Mesele bağımsızlıktır.
Mesele Türkiye’nin üniter yapısını korumaktır.
Çünkü bu millet, tarih boyunca en büyük darbeleri içeriden parçalanarak aldı.
Önce “azınlık hakkı” dediler…
Sonra “özerklik” dediler…
Ardından “uluslararası statü” dediler…
Ve en sonunda toprağa göz diktiler.
Bugün hâlâ “Yeni Roma” hayali kuranlara verilecek cevap açıktır:
Bu toprakların adı Türkiye Cumhuriyeti’dir.
İstanbul Türk milletinin göz bebeğidir.
Ayasofya’nın gölgesinde yeni Bizans senaryoları yazmaya çalışanlar, bu milletin hafızasını hafife almaktadır.
Türk devleti bin yıllık hafızaya sahiptir.
Ve gerektiğinde demir yumruğunu göstermeyi de bilir.
Strateji Uzmanı
Gazeteci Yazar
Gökalp Şentürk