Bir Devrin Hafızası
Bir Devrin Hafızası

Süleyman Aksoy
slmnaksoy@gmail.com - 05073119970Bir Devrin Hafızası, Rumeli’nin Ruhu: İlber Ortaylı’ya Veda
Pazar sabahları bazen sadece bir günün değil, koca bir ömrün ve bir devrin muhasebesidir. İlber Ortaylı’yı ebediyete uğurlarken elimizde kalan; sadece kütüphane raflarını dolduran onlarca cilt kitap değil, bizzat yaşanmış, dokunulmuş ve "insan" ekseninde yorumlanmış bir dünya tarihidir. O, Tanzimat’ın zarafetini, Meşrutiyet’in arayışını ve Cumhuriyet’in inşa edici ruhunu tek bir zihinde harmanlamış, modern Türkiye’nin en bilge muhafızlarından biriydi.
Rumeli: Cumhuriyet’in "Mutfak" Tecrübesi
Hoca ile Rumeli Balkan Federasyonu olarak düzenlediğimiz o unutulmaz konferansta tanışmıştık. O gün bizlere, alışık olduğumuzun dışında, sarsıcı ve bir o kadar da gurur verici bir perspektif sunmuştu: "Osmanlı Devleti, aslında bir Balkan devletidir." Bu sadece akademik bir tespit değil, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu kodlarını çözen bir anahtardı.
Hoca; imparatorluğun en seçkin subaylarının, en liyakatli zihinlerinin ve 1. Ordu’nun o dönemdeki askeri dehasının Balkanlar’da piştiğini üzerine basa basa anlatmıştı. Rumeli’nin o ateşten gömleğini giyen kadrolar; Balkanlar’ın stratejik derinliğinden süzülüp gelmiş; Kafkasya’nın buzunda, Medine’nin mukaddes müdafaasında, Şam’da, Filistin’de ve Libya’nın çöllerinde çarpışarak devasa bir askeri ve idari tecrübe biriktirmişlerdi. İlber Hoca’nın o günkü dersi şuydu: Anadolu’daki Milli Mücadele ve ardından gelen Cumhuriyet, tesadüfi bir başarı değil; Rumeli’nin modern askeri vizyonunun Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün sarsılmaz liderliğiyle birleşmesinin doğal bir sonucuydu.
"Cahilliğe" Karşı Bir Ömür Boyu Nöbet
Onu bir televizyon ekranında, bir üniversite kürsüsünde ya da bir konferans salonunda dinlerken hep aynı şeyi hissettik: Tarih, tozlu bir geçmiş değil, bugünün en sadık rehberidir. Çok dilli yapısı, dünya şehirlerine olan tutkusu ve derin "mekan bilinciyle" bize sadece kronoloji değil, bir estetik anlayışı ve yaşama sanatı aşıladı. "Gidiyoruz, yerimiz dolmuyor" derken aslında bizlere bir vasiyet bırakıyordu: Okumak, gezmek ve her şeyden önce "nitelikli insan" olma sorumluluğu.
Son Söz Yerine...
Onun gidişiyle bir kütüphane yanmadı; o kütüphanenin ruhu ve anahtarı sessizliğe büründü. Ancak Rumeli’nin o vakur evlatları ve onun tedrisatından geçen binlerce talebe, hocanın mirasını yaşatacaktır. Bizlere Balkanlar’ı sevmenin, Cumhuriyet’e sahip çıkmanın ve bilgiye hürmet etmenin asaletini öğrettiği için kendisine minnettarız.
Güle güle İlber Hocam... Rumeli’nin rüzgarı, senin o bitmek bilmeyen merakını ve asil duruşunu gelecek nesillere taşımaya devam edecek. Ruhun şad olsun.
Süleyman AKSOY Hür Düşünce Hareketi Genel Başkanı