16 Mayıs 2026 - Cumartesi

Türkiye’de bazı kavramlar vardır ki yalnızca bir kelime değildir

Türkiye’de bazı kavramlar vardır ki yalnızca bir kelime değildir

Yazar - Süleyman Aksoy
Okuma Süresi: 4 dk.
63 okunma
Süleyman Aksoy

Süleyman Aksoy

slmnaksoy@gmail.com - 05073119970
Takip EtGoogle News

Süleyman AKSOY yazıyor:

Türkiye’de bazı kavramlar vardır ki yalnızca bir kelime değildir; aynı zamanda bir zihniyet dünyasını, bir siyasal yönelişi ve tarihsel hafızayı da taşır. “Kürdistani ruh”, “Kürdistani halklar” ve “Kürdistan takımı” gibi ifadeler de böyledir. Bu nedenle Ahmet Türk’ün son açıklamalarını değerlendirirken meseleye yalnızca günlük siyasetin dar penceresinden değil, tarihî hafızanın ışığında bakmak gerekir.

Bölgemizin yakın tarihine baktığımızda, Ziya Gökalp’in kaleme aldığı Şaki İbrahim Destanı yalnızca bir şiir değil; aynı zamanda bir dönemin toplumsal düzenine tutulmuş aynadır. Destanda anlatılan İbrahim Paşa figürü; bölgede kendi silahlı gücüyle hareket eden, yerel otoriteyi merkezî iradenin önüne koyan ve halk üzerinde korku oluşturan bir yapının sembolü olarak karşımıza çıkar.

Gökalp o dönemi şöyle anlatır:

“Bu ülkeden emniyeti kaldırdı
Bir nahiye bırakmadı saldırdı…”

Ve devamında bölgenin nasıl bir korku iklimine sürüklendiğini aktarır.

Destanda geçen:

“Hain Kanco oldu ona sancaktar”
mısrası ise Ahmet Türk’ün anne tarafından dedesi olduğunu ifade ettiği Hüseyin Kanco’nun, İbrahim Paşa’nın sancaktarı olarak anıldığını ortaya koymaktadır.

Burada çok açık ifade etmek isterim:
Hiç kimse bugün bir siyasetçiyi dedesinin fiilleri üzerinden yargılayamaz. Hiç kimsenin mezhebi, etnik kökeni veya aile geçmişi siyasî mahkûmiyet sebebi yapılamaz. Bu hem vicdana hem hukuka aykırıdır.

Fakat bir başka gerçek daha vardır:

Bir siyasetçi bugün Türkiye Cumhuriyeti’nin ortak vatan ve vatandaşlık zeminine alternatif çağrışımlar üreten bir siyasal dil kullanıyorsa; elbette o dilin hangi tarihsel hafızadan beslendiği de tartışılır hâle gelir.

Benim itirazım tam da buradadır.

Mesele Kürt vatandaşlarımız değildir.
Mesele Kürtçe değildir.
Mesele kültürel aidiyetler değildir.

Mesele; Türkiye’de ortak vatandaşlık hukukunun yerine ayrı bir siyasal aidiyet alanı üretmeye çalışan zihniyettir.

Çünkü tarih bize şunu göstermiştir:
Bu coğrafyada halk en büyük zararı çoğu zaman dışarıdan değil; kendi adına konuştuğunu iddia eden silahlı ve vesayetçi yapılardan görmüştür.

Dün Şaki İbrahim’in temsil ettiği yapı neydi?

Silahlı güç…
Yerel tahakküm…
Feodal baskı…
Korku üzerinden kurulan otorite…

Bugün PKK’nın bölgede yıllarca oluşturmaya çalıştığı düzen nedir?

Farklı düşünen Kürtlere baskı…
Köy baskınları…
Sivillere yönelik saldırılar…
Öğretmenlerin, işçilerin, muhtarların hedef alınması…
Silah üzerinden siyasal vesayet üretme çabası…

İdeolojiler değişebilir.
Kullanılan kavramlar değişebilir.
Ama tahakküm zihniyeti değişmiyorsa, millet bunu görür.

Dün bu vesayetin dili aşiret, sancak ve silahlı güçtü.
Bugün aynı anlayış;
“öz yönetim”,
“demokratik toplum”,
“Kürdistani ruh”
gibi kavramlarla yeniden ambalajlanmaktadır.

Benim itiraz ettiğim şey budur.

Türkiye’de herkesin kültürü, türküsü, dili, hatırası bu milletin ortak zenginliğidir.
Ama hiç kimsenin Türkiye Cumhuriyeti’nin ortak vatandaşlık hukukunun üstüne yeni bir siyasî aidiyet inşa etmeye hakkı yoktur.

Çünkü bu ülke;
Türk’ün de,
Kürt’ün de,
Arap’ın da,
Rumeli muhacirinin de,
Anadolu köylüsünün de ortak evidir.

Ve biz biliyoruz ki bu coğrafya etnik ayrışmalar derinleştikçe değil; ortak kader duygusu güçlendikçe ayakta kalmıştır.

Bugün Türkiye’nin ihtiyacı yeni fay hatları değildir.
Yeni ayrışma dilleri değildir.
Yeni vesayet alanları değildir.

Türkiye’nin ihtiyacı;
hukukun üstünlüğünü güçlendiren,
adaleti büyüten,
ekonomik refahı paylaşan,
her vatandaşını eşit onurla kucaklayan güçlü bir milli birlik anlayışıdır.

Biz HÜR DÜŞÜNCE HAREKETİ olarak şuna inanıyoruz:

Bu ülkenin geleceği;
etnik kimlikler üzerinden yeni siyasal alanlar üretmekte değil,
Türk milletinin ortak hukukunu, ortak vicdanını ve ortak geleceğini büyütmektedir.

Ve o yürüyüşün adı da şudur:

#BizimHikayemizTürkiye
Daha sıkılaştır yazıyı

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Tüm Yazıları
ss